AİHS Konferans – ECHR Conference

ULUSLARARASI KONFERANS

 

Yeni Avrupa’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Başarı mı, Hayal Kırıklığı mı?

 

The European Court of Human Rights in the new Europe: Failure or Success?

Konferans programını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız…

 

Zaman:

8-9 Mart 2008
Yer:
Ankara Adliyesi Konferans Salonu, Sıhhiye – Ankara.
Katılım:
İlgili akademisyenler, hukukçular ve aktivistlerin yanısıra kamuya açıktır.
Diller:
İngilizce ve Türkçe, simultane çeviri sağlanacaktır.
Düzenleyen Kuruluşlar:
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları Merkezi,
Ankara Barosu,
Diyarbakır Barosu,
European Assocation of Lawyers for Democracy and World Human Rights (Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları için Hukukçular Derneği),
Çağdaş Hukukçular Derneği.
Toplantının Konusu ve Amaçları:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), önü alınamaz bir şekilde büyüyen ve genişleyen bir uluslararası mahkeme. Büyüme ve genişleme kavramı şüphesiz öncelikle Mahkeme’nin önündeki iş yükünü ifade etmektedir. Gerçekten de 2007 yılı itibariyle Avrupa Konseyi üyesi devlet sayısı 47’ye ulaşmış, AİHS’ye taraf devletlerde yaşayan nüfus 800 milyonu aşmıştır. Bunun doğal sonucu, AİHM’nin her yıl artan iş yüküdür. Mahkeme her yıl 1000’i aşkın başvuruyu esastan sonuçlandırmakta, yıllık toplam kayıttan düşen başvuru sayısı ise 30.000’e yaklaşmaktadır. Bununla birlikte, her sene Mahkeme’nin önüne gelen başvuru sayısı, kayıttan düşen başvuru sayısından fazla olduğu için bu yoğun çalışma, Sözleşmeyle çatışır bir şekilde davaların makul sürede bitirilmesine yetmemektedir.
Bununla birlikte, konferans açısından düşünülen “genişleyen insan hakları mahkemesi” kavramından anlaşılan sadece önü alınamaz iş yükü artışı değildir. Mahkeme’nin önüne gelen davaların konuları da 1980lerden çok farklıdır. Yaşam hakkı ve işkence yasağı gibi çok temel hak ihlallerine ilişkin farklı dava türleri bir yana; AİHM artık silahlı çatışmaların, sınırdışı müdahalelerin, tarihle yüzleşmenin, din ve etnik sorunlar gibi Avrupa’nın en sıcak siyasi tartışmalarının içindedir.
Tüm bu gelişmelere, Sözleşme’ye eklenen ek protokoller -özellikle 12. Protokol ile gelen genel ayrımcılık yasağı- ve içtihatla oluşturulan yeni hak türlerini de eklemek mümkündür.
Toplantının temel amacı, değişen bu süreç içerisinde AİHM’nin misyonunun ne olduğunu ve bunun için hangi araçların kullanılabileceğini eleştirel bir şekilde değerlendirmektir.
Avrupa Konseyi, uzun süredir özellikle birinci sorunun üstesinden gelmek için bir reform projesi yürütmektedir. Bu projenin en önemli ürünü olan 14. Protokolün Rusya’nın ikna edilmesiyle yakında yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Pilot dava uygulaması gibi Protokol dışı temel önlemler ise AİHM ve Bakanlar Komitesi tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Bu reform girişiminin, Sözleşme’nin taraflarını ne kadar tatmin ettiği ciddi bir tartışma konusudur. Dahası, yukarıda sayılan daha kapsamlı genişleme gerçeği sadece yöntemsel önlemlerle cevaplanamayacak çok sayıda başka soruyu da gündeme getirmektedir. AÜ SBF İnsan Hakları Merkezi, Ankara Barosu, Diyarbakır Barosu, Çağdaş Hukukçular Derneği ve Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları için Hukukçular Derneği (European Associaiıon of Lawyers for Democracy and World Human Rights) tüm bu soruların ayrıntılı bir şekilde değerlendirilebileceği uluslararası bir toplantı düzenlemektedir.
Bu nitelikte bir konferansın Türkiye’de yapılmasının ayrı bir önemi vardır. Yukarıda da belirtildiği gibi Avrupa Konseyi, uzun süredir reform sürecini AİHM yargıçlarının ve konunun uzmanlarının katılımıyla tartışmaktadır. Ancak bu tartışma, her şeye rağmen bir kapalı devre tartışma izlenimi yaratmaktadır. Bu nedenle Konsey üyesi ülkelerin akademisyenlerinin, hukukçularının ve AİHM bileşenlerinin oluşturacakları ortak bir platformda yapılacak tartışmanın bu kapalı devreye ciddi bir alternatif oluşturacağı düşünülmektedir.

Bu açıdan Türkiye ideal bir tercihtir. AİHS sisteminin genişleme krizini, Mahkeme’nin kendi başarısının mağduru olması şeklinde özetlemek mümkündür. Bu başarı ve düşüş hikayesinin en önemli aktörünün Türkiye olduğunu söylemek herhalde abartı olmayacaktır. Strazburg’a Türkiye’den giden davalar Sözleşme’nin en temel hükümlerinin yeniden anlamlandırılmasında çok önemli bir rol oynamış, bu davalar AİHM’nin daha önce çok ender başvurduğu keşif, duruşma gibi uluslararası bir mahkeme için alışılmadık yöntemsel araçları rutin hale getirmiştir. AİHM’nin krize girmesi, belki de herkesten daha çok Mahkeme’yi bir iç hukuk mercii gibi görmeye başlayan Türk hukukçularını rahatsız etmektedir. Bu nedenle, bu nitelikte bir uluslararası konferansın Türk hukukçularının katılımıyla yapılması çok önemlidir.

INTERNATIONAL CONFERENCE:

 
 
The European Court of Human Rights in the new Europe: Failure or Success?
To download the programme please click…

 

Description:

International conference on the future of the European Convention on Human Rights system, and the related institutional reform process.
Time:
March 8-9, 2008.
Venue:
Palace of Justice, Conference Hall, Sıhhiye, Ankara – Turkey.
Participation:
Open to the general public, as well as the scholars, lawyers and the activist community.
Languages:
Bilingual, English-Turkish, translation provided.
Organizers:
Ankara University Faculty of Political Sciences Human Rights Centre,
Ankara Bar Association,
Diyarbakır Bar Association,
European Association of Lawyers for Democracy and World Human Rights,
Progressive Lawyers Association.
Theme:
The European Convention of Human Rights (ECHR) system has so far experienced an inevitable enlargement. The most significant part of that enlargement is a multiplying growth in terms of workload. As of 2007, the number of member states to the European Council has reached to 47, with an estimated over 800 million living under the jurisdiction of the states parties to the Convention, thus resulting in an ever growing workload to the Court. Each year, the Court delivers final judgment on more than 1000 applications; and the annual number of the cases struck out of the list is slightly less than 30.000. Since the annual number of the applications brought to the Court has by far exceeded the number of the cases struck out of the list, the Court cannot comply with the Article obligation to complete cases in a reasonable time.
Beside the dramatic growth of the workload, is also an increasing diversity of the subject matters of the cases before the Court since the 1980s. The ECHR today is dealing with the hot potatoes of Europe, such as armed conflicts, extra-territorial operations, renegotiating histories, religious and ethnic conflicts, in addition to the more established types of cases dealing with violations of the fundamental human rights standards like the right to life and the prohibition of torture.
To add more diversity to the picture illustrated above, we can note the new standards adopted by the optional protocols added to the Convention, such as the anti-discrimination norm provided by the 12th protocol, and the new rights developed by the jurisprudence of the Court.
            Scope & Objectives:
            The conference is aimed at providing a medium for a critical debate on the mission of the ECHR system and the tools necessary to sustain that mission in the future, given the ongoing change and the widely- pronounced need for reform.
            The European Council has a reform agenda to deal with the excessive workload problem. A major component of that agenda, the Protocol 14, is expected to come to effect soon – Russia remaining not persuaded yet. Some basic measures other than those provided by the Protocol 14, such as pilot judgments, have already taken effect by decisions of the Court and the Committee of Ministers. This reform project needs to be discussed, not only in terms of the content it produces among the parties to the Convention, but also within the ongoing search for the possible answers – beyond procedural alterations – to the diverse questions posed by the recent enlargement .
            Organized by the Human Rights Centre of Ankara University Faculty of Political Sciences, Ankara and Diyarbakır Bar Associations, European Association of Lawyers for Democracy and World Human Rights and Progressive Lawyers Association, the conference will provide a platform, where all these issues will be discussed with the participation of the members of the Court and the scholars and lawyers with expertise in the field. Such a meeting at the political capital of Turkey will significantly contribute to the enrichment of the ongoing debate, which has featured a somewhat closed-circuit discussion within the European Council – so far.

 In that respect, Ankara – Turkey will be an ideally accurate choice to host such an event. The reform process is the result of the fact that Court is the victim of its own success. Turkey has been one of the most significant contributors to that success and failure. Strasbourg cases against Turkey have accelerated the reinterpretation of the most fundamental clauses of the Convention, while refining the use of unique procedural tools such as on-site investigations and hearings held within the respondent State. The fact that the crisis of the ECtHR deeply concerns the Turkish lawyers, who consider the ECtHR as a usual step following the domestic remedies and have became familiarised with the ECtHR case-law, makes their participation in this debate an asset.

Back to Top