5-Yaz-Okulu_web2

5. İnsan Hakları Yaz Okulu Seminer Programı

İnsan Hakları Ortak Platformu ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları Merkezinin 2006 yılından bu yana sürdürdüğü İnsan Hakları Yaz Okullarının beşincisi 2-6 Eylül 2015 tarihleri arasında Ankara’da “Protesto Hakkı” temasıyla gerçekleştirilecek. Yaz Okulu, Raoul Wallenberg İnsan Hakları ve İnsancıl Hukuk Entitüsü ve İsveç Kalkınma Ajansının katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

Yaklaşık 400 kişinin başvurduğu Programa olanaklar dahilinde öğrenci, insan hakları aktivisti ve avukatlardan oluşan 55 kişi katılacak. Programın bütünü teknik olanaklarımızın elverdiği ölçüde adresimizde yer alan İnsan Hakları Web TV kanalından yayınlanacak.

Programa pdf formatında ulaşmak için tıklayın Program_Yazokulu

Programda yer alan seminer konuları ve içeriklerine aşağıda verilmiştir:

2 EYLÜL 2015, ÇARŞAMBA

Seminer: Protesto Hakkı: Kavram ve Sorunlar, Yrd. Doç.Dr. Ahmet Murat Aytaç

AMA

Protesto hakkı, daha temel haklara referansla tarif edilebilecek olan bileşik ve türetilmiş bir haktır. Bu bakımdan, protestonun kavramsal mahiyeti ile toplumsal ve kültürel dayanaklarını açıklanması konunun anlaşılması açısından öncelik taşımaktadır. Protestonun politik süreçler için yarattığı sorunlar ancak bu aşamadan sonra, “düzen” ve “değişme” gerilimi çerçevesinde bir insan hakkı olarak protestonun bileşenleri sistematik bir şekilde ortaya konulabilecektir. Siyasal düzenin koruyucuları ile değişim talep edenlerin karşılaşmalarının yarattığı çatışmanın ne ölçüde şiddet içerdiği protestonun niteliği ve etkisini büyük oranda belirler. Bu bakımdan protestonun farklı çeşitlerinin tasnifi ve sayısının ne olduğu, “barış” kavramı merkeze alınarak çözülmeye çalışılacaktır. Son olarak,  Türkiye’de protesto kültürünün tarihsel kaynakları ve evriminin açıklanması yoluyla, günümüz hukuk düzeninde “barışçıl protesto” kavramının olmamasının ne anlama geldiği tartışılarak, protesto hakkının ihlal edilmesinin içerdiği sorunlar ortaya konmaya çalışılacaktır.

 

Panel: Gezi ve Kobane sonrasında Türkiye’de Protestoyu Yeniden Düşünmek, Yrd.Doç.Dr. Kerem Altıparmak, Prof.Dr. Nilgün Toker, Tanıl Bora

 

NT

TB

Gezi Parkı Protestosu; gerek beklenmedik niteliği gerek yaygınlığı itibarıyla Türkiye’de öncesi görülmemiş büyüklükteki yaygınlığı ve uzunluğu ve gerekse de katılımcıların farklı profilleri nedeniyle ülkedeki protesto kavramının anlamına büyük bir yenilik getirmiştir. Gezi protestosunun insan hakları açısından ilgi çekici maddi yanı, son zamanlarda ağırlıklı olarak kolektif hakları savunmak için bir araya gelinme örneklerinden farklı olarak Gezi sırasında birey özerkliğini savunmak için çok farklı kesimlerden insanların zayıf bir örgütlülük halinde sokağa çıkmasıdır. Gezi eylemcileri, Devlet baskısına ve keyfiyetine karşı bireysel özgürlüklerini savunmak için protestoya başvurmuştur. Gezi protestosu, kullandığı yöntemler itibariyle de protesto hakkının kullanımı açısından iktidarı zor durumda bırakmıştır. Duran adam eyleminden, annelerin el ele tutuşmasına, sosyal medya kullanımından, müzik kullanımına çok farklı protesto yöntemleri Gezi Protestosu ile gündeme gelmiştir. Nihayet, Gezi protestosu en sağdan en sola siyasi yelpazedeki tüm parti ve görüşleri derinden etkilemiştir. Kobane Protestosu, Gezi’den hem nitelik hem de yoğunluk nedeniyle ayrılmaktadır. Bir halkın, ülke sınırları dışındaki soydaşlarının varlık haklarını savunmak için örgütlü bir şekilde sokağa çıkması 90lara benzeyen ama kimlik vurgusunun çok daha güçlü olduğu bir protesto eylemidir. Her ne kadar siyasi iktidar, Kobane eylemlerini sadece şiddet yönüyle değerlendirmiş ve bastırmak yoluna gitmişse de kısa süren bu Protesto eylemlerinin başta Kürt siyaseti olmak üzere çok geniş etki ve sonuçlarının olduğu açıktır. Bu Panel, son iki yılda gerçekleşen ve protesto kavram ve yöntemleri üzerinde yeniden düşünmemizi sağlayan iki büyük Protestonun değerlendirilmesi ve geleceğe etkisine ayrılmıştır.

3 Eylül 2015, Perşembe

Seminer: Yeni Toplumsal Hareketler ve Direnişi Yeniden Düşünmek, Dr. Zafer Yılmaz

ZY

 

Bu dersin bağlamı içerisinde öncelikle,  söz konusu yeni toplumsal hareketleri, kültür/siyaset, toplumsal/siyasal, liderli/lidersiz örgütlü/örgütsüz gibi ikilikler üzerinden ele alan ve toplumsal hareketler kuramında artık hâkim bakış açısı haline gelen yaklaşımlar değerlendirilecek. Bu yaklaşımların eleştirisi bağlamında, direnişin, nasıl temelde “iktidar merkezli” bir bakış açısından anlamlandırıldığı ortaya konulmaya çalışılacak. Yürütülecek tartışma da,  mevcut hakim yaklaşımların, direniş pratiklerinin kendini nasıl anlamlandırdığı, bu pratiklerin yeni özneleşme tarzlarını, duygulanım biçimlerini ve siyasete ilişkin yeni anlamları nasıl ürettiği söz konusu olduğunda, direniş açısından bu temel meseleleri nasıl göz ardı ettiği serimlenecek. Son olarak, reaktif bir karşı oluş hali içerisine sıkışmayan ve kendine yeni ortaklık olanları ve ortaklık biçimleri bulan, bir başka ifadeyle yeni bir dünya “yaratarak” kendini ifade eden yeni meydan hareketlerinin, mevcut değerleri de yeniden değerlendirmenin önünü açarak, direnişi farklı bir şekilde düşünmek için ne tür olanaklar geliştirdiği ele alınacak. Ayrıca direniş karşısında, onu ikilikler üzerinden anlamak suretiyle bir “kapma aygıtı” gibi işlemek yerine, onu yoğunlaştırmayı, direniş ile isyanı ahlakileştirmek ya da basitçe düzen kurucu bir siyasete evriltmek yerine onunla ivmelenmeyi ve isyanı kesintiye uğratmak yerine onu sürekli kılmayı hedefleyen bir entelektüel tutumun, modern düşünce içerisinde kendine nerelerden yeni kaçış hatları açabileceği sorusu da tartışmaya açılacak.

Atölye Çalışması: Protesto Videoları: İzleyelim, Tasarlayalım ve Çekelim!, Prof.Dr Mine Gencel Bek

MGB

Bu atölye çalışmasında videonun protestolarda kullanımı dünyanın çeşitli ülkelerinden farklı temaları içerecek şekilde örneklerle gösterilecek; protesto ve hak savunuculuğu kampanyası tasarımına videonun nasıl dahil edilebileceği anlatılacaktır. Atölyenin sonunda, sağlanacak pratik bilgilerin de yardımıyla, katılımcılardan küçük üretimler gerçekleştirmeleri ve bunları birlikte izleyerek tartışmaları beklenecektir.

4 Eylül 2015, Cuma

Protesto Hakkının Ulusal Hukuk ve Diğer Yargı alanlarında Korunması/Uygulama Örnekleri, Doç.Dr.Glenn Noel Robinson

GNR

Bu sunumda Birleşik Krallık`ta bulunan İnsan Hakları Kanunu (Human Rights Act 1998) öncesi ve sonrasında kolluk kuvvetlerinin protesto hakkı ve kamu düzeni kavramları çerçevesinde olaylara yaklaşımını karşılaştırmalı olarak inceleyecektir.

Vicdani Ret ve Sivil İtaatsizlik, Dr. Özgür Heval Çınar

OHC

Bu sunumda sivil itaatsizlik ve vicdani red kavramları üzerine durulacaktır ki, bu iki kavram arasındaki farklılıklar ve benzerlikler anlatılacaktır. Nitekim, vicdani red bireyin iç dünyası ile ilgili olmakla birlikte sivil itaatsizlikten ayrılmaktadır. Ancak bazı durumlarda vicdani ret politik bir sorgulamayı gerektirmektedir ve şiddetsizlik eylemini içermesinden dolayıda, sivil itaatsizlikle benzer yönleri bulunmaktadır.

Hakikati Bilme Hakkı, Dr. Richard Carver

RC

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Devletlerin yargısız infazlar ve zorla kaybedilmeye gibi ciddi insan hakları ihlallerini soruşturma yükümlülüğüne ilişkin olarak BM İnsan Hakları Komitesinin de genel yorumlarında yerini bulan yerleşik içtihatlar oluşturmuştur. Ancak ciddi insan hakları ihlallerinin mağdurlarının ve mağdur yakınlarının da BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesinde yer alan bilgilenme, bilgiye erişme ve bilgiyi yayma hakkının bir parçası olan “hakikate erişme hakkı”nin ayrı bir hak olarak ele alınmasına yönelik güçlü argümanlar bulunmaktadır. Bu hak, “hakikat ve uzlaşma” gibi ortaya çıkacak sonuçlardan bağımsız olarak ve kendi başına bir  haktır. Mağdurlar ve mağdur yakınlarının, sonucunda ne yapmayı tercih edelerse etsinler ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin bilgiye erişme hakkına sahiptirler.

 

Cumartesi Anneleri Deneyimi, Leman Yurtsever-Hanım Tosun

Bir sivil itaatsizlik eylemi olarak 1 Ağustos 2015 tarihinde 540. kez oturma eylemlerini yapan ve zorla kaybedilmiş yakınlarını arayan Cumartesi Annelerinin deneyimi doğrudan paylaşılacak.

İşkenceye Karşı Mücadele: İstanbul Protokolü, Prof.Dr. Şebnem Korur Fincancı

SKF

İşkence ve kötü muameleye karşı etkin mücadele amacıyla oluşturulan ve 1999 yılı sonunda Birleşmiş Milletler’e sunulan İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için El Kılavuzu, “İstanbul Protokolü’’nün (Manual on the Effective Investigation and Documentation of Torture and Other Cruel, Inhuman or Degrading Treatment or Punishment, “The Istanbul Protocol”) öyküsü ve sonuçları ele alınacak.

5 Eylül 2015, Cumartesi

Sosyal Medya ve Protesto Hakkının Kullanılması , Prof.Dr. Yaman Akdeniz

YA

Türkiye’deki İnternet ve sosyal medyada sistematik olarak devlet tarafından uygulanan ifade özgürlüğü kısıtlamaları protesto hakkı kapsamında değerlendirilecektir. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’la başlayan sansür politikalarının ve uygulamalarının yaklaşık 10 yıllık tarihçesi de Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili içtihadı çerçevesinde tartışılacaktır. Bir çok kullanıcıyı sosyal medya platformlarında yaptıkları yorumlar nedeniyle hedef alan ceza soruşturmaları ve kovuşturmaları da bu dersin kapsamında değerlendirilecektir.

Toplantı ve Gösteri Özgürlüğü Hakkının Kullanımı bağlamında AİHM Kararlarının uygulanması, Doç.Dr. Başak Çalı

BC

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi toplantı ve gösteri yürüyüşünü koruyan Avupa İnsan Hakları Sözleşmesi 11. madde ile ilgili olarak Türkiye aleyhine periodik olarak ihlal kararları almaktadır. Bu kararlar  2006’da alından ve 2007 yılında kesinleşen Ataman kararına atfen Ataman grubu adında toplanmıştır. AİHM kararlarında hükümetin alması gereken bireysel ve genel tedbirler nelerdir?  Bu ihal kararlarının uygulanması nasıl ilerlemektedir? 2911 sayılı yasanın gözden geçirilmesi yeterli olacak mıdır? Hakim ve savcılara AİHM Ataman Grubu kararlarının uygulanmasında ne tür yükümlülükler düşmektedir? Uygulanmayan AİHM kararları ile ilgili olarak insan hakları örgütleri ne tür stratejiler izlemelidir?

Yaşam alanlarına yönelik müdahalelere karşı Protesto Örnekleri/Doğu Karadeniz HES karşıtı Mücadele, Cemil Aksu

CA

Doğu Karadeniz’de sahil yolu ve hidroelektik santralleri inşaatlarına karşı yerel halkın, kadınların örgütlülüğü, protestoları ve karşı karşıya kaldıkları zorluklar, engeller ve kazanımlara ilişkin deneyim paylaşılacaktır.

Eylül 2015, Pazar

Protesto hakkı: Hukuki bir tanımlama, Yrd.Doç.Dr. Kerem Altıparmak

KA

Klasik birinci kuşak haklardan bağımsız, özgün bir protesto hakkının doğduğundan bahsedilebilir mi? Protesto, şüphesiz bir görüşün, düşüncenin aktarılma şeklidir. Bu açıdan bakıldığında ifade özgürlüğünün özel bir görünümü olduğu düşünülebilir. Aynı şekilde, protesto eylemleri sıklıkla toplanma ve örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, bireysel protesto eylemleri, teknolojinin kullanımıyla gerçekleşen fiziksel ortamlarda gerçekleştirilmesi mümkün olmayan protesto yöntemleri, protesto eden kişilerin bazen taleplerinin özünün birbirinden farklı olması gibi bir çok özellikle bu klasik hakların ortak paydalarının içinde eridiği yeni bir hak tipinin var olup olmadığı tartışılmalıdır. Bu farklılık salt didaktik açıdan faydalı bir sınıflandırmaya vücut vermez, iktidarın kategorik olarak reddettiği bir hakkın bu şekilde reddinin mümkün olmadığını ancak kısıtlı koşullar altında sınırlandırılabileceğini de ortaya koymayı mümkün kılar. Bu yönüyle, aslında bu hakkın varlığının ve sınırlarının kanıtı bizzat iktidarın protesto hakkını hiçe sayması şeklinde de tezahür etmektedir. Bu derste, bu nedenle klasik haklardan bağımsız bir protesto hakkının var olup olmadığı ve sınırları tartışılacaktır.

Protesto & Gösteri, İfade ve Eylem, Emel Kurma

EK

Back to Top