DSC_4212(1)

Seçmeli Protokol ve Ulusal Önleme Mekanizması Çalıştayı

3 Kasım 2011 tarihinde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları Merkezi (İHM), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İşkenceyi Önleme Derneği (APT) birlikte, “Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokol (OPCAT) uyarınca kurulacak Ulusal Önleme Mekanizması’nın (UÖM) Etkin olarak Gerçekleşmesine Yönelik Çalışma Toplantısı” başlıklı bir toplantı düzenlemiştir. BM İşkencenin Önlenmesi Alt Komitesi (SPT) Başkanı Prof. Dr. Malcolm Evans ve Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’nde (CPT) Türkiye’yi temsilen bulunan Prof. Dr. Yakın Ertürk’ün de katıldığı toplantı Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nün Senato Toplantı Salonu’nda yapılmıştır.

 

Toplantıya Başbakanlık İnsan Hakları Başkan vekilinin yanı sıra, Adalet, Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı’ndan temsilciler ile Jandarma Genel Müdürlüğü’nden, Polis Akademisi’nden, AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu’ndan, çeşitli siyasi partilerden, üniversitelerden ve konuyla ilgili pek çok sivil toplum örgütünden kırkı aşkın katılımcı katılmıştır.

Açılış konuşmalarını APT’den Matthew Pringle’nin ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ’un yaptığı toplantı, moderatörlüğünü Ionna Kuçuradi’nin yaptığı ilk oturumla başladı. Bu oturumda Prof. Dr. Evans, Türkiye’nin Seçmeli Protokol’e taraf olmakla bir yıl içinde kurmakla yükümlü olduğu UÖM’nın uluslararası ziyaret mekanizmasıyla birlikte Seçmeli Protokol’ün temelini oluşturduğunu ve Alt Komite olarak belirledikleri rehber ilkeler ile ulusal önleme mekanizmalarının ne tür özelliklere sahip olmaları gerektiğinin çerçevesini çizdiklerini belirtti. Evans, bu anlamda Alt Komite’nin görevinin ulusal önleme mekanizmalarıyla birlikte çalışmak ya da akredite olmalarına yardımcı olmak değil, işleyişlerini yakından takip etmek, bölgesel UÖM grupları oluşturarak yayımladıkları raporları ve faaliyetlerini diğer ülkelerdeki mekanizmalarla paylaşmak olduğunu ifade etti.

Daha sonra söz alan Prof. Dr. Ertürk ise İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) görev alanına, çalışmalarına ve oluşumuna ilişkin bilgiler verdikten sonra işkenceyle mücadele eden tüm kurum ve kuruluşlarda olduğu gibi Türkiye’de kurulacak UÖM’de de üyelerin bağımsızlığını sağlamanın önemine değindi.

Doç. Dr. Gökçen Alpkaya’nın moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumda ise Başbakanlık İnsan Hakları Başkan vekili Fatih Aydın kadük Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHK) yasa tasarısı ile Seçmeli Protokol’ün ve Paris İlkeleri’nin gereklerini kıyasladığı ve TİHK’nin mevcut insan hakları mekanizmalarıyla öngörülmüş olan ilişkisini anlattığı sunumunu gerçekleştirdi. Aydın ayrıca, TİHK yasa tasarısına yöneltilmiş belli başlı eleştirileri hatırlatmış ve bunlara ilişkin yanıtlarını aktardı. Sonuç olarak kadük TİHK yasa tasarısının Seçmeli Protokol’ün öngördüğü UÖM işlevini gerçekleştirmeye uygun olduğunu belirtti.

Aynı oturumda daha sonra konuşan TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Seçmeli Protokol uyarınca kurulacak UÖM’de devlet dışı aktörlerin önemine değindiği bir sunum gerçekleştirdi. Fincancı Korur, konuşmasında devlet dışı aktörlerin gerek UÖM için model seçilirken ve kuruluş döneminde gerekse de faaliyete geçtikten sonra ve bu faaliyetlerin izlenmesi sırasında yer almasının önemine vurgu yaptı. Fincancı, devlet dışı aktörler seçilirken işkenceyi önleme alanında yetkinliklerini kanıtlamış olmalarına dikkat edilmesi gerektiğine, “insan hakları” gibi genel bir şemsiyenin altına girebilecek tüm kurumlar arasından seçim yapılmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine işaret etti.

Öğleden sonra Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen üçüncü oturum Matthew Pringle’nin Türkiye’nin Seçmeli Protokol’ün onaylanmasının ardından içine girdiği sürece ilişkin kısa sunuşu ile başladı. Katılımcıların Türkiye’de kurulacak UÖM’ye ilişkin görüşlerini tartışmalarıyla devam etti. Bu bölümde, UÖM’nın oluşturulması sürecinde gelinen noktada var olan modeller ve öneriler değerlendirildi ve bunlardan biriyle mi yoksa yepyeni bir modelle mi devam edilmesinin daha doğru olacağı üzerine tartışma açıldı. Ayrıca UÖM’nin kurulması durumunda bunun insan haklarına ilişkin mevcut mekanizmalarla nasıl ilişkileneceği, onları ortadan kaldırıp kaldırmayacağı konusu üzerinde de duruldu.

Yapılan tartışmalarda hükümetin bir yıl içinde kurmakla yükümlü olduğu UÖM’ye ilişkin henüz somut bir çalışma olmadığı görülmüştür. Sivil toplum örgütlerinden katılımcılar, UÖM’nin aceleyle ve kamuoyunda ve ilgili sivil toplum kuruluşlarınca yeterince tartışılmadan kurulmaması için yakın tarihte katılımcı bir tartışmanın başlamasının önemine vurgu yaptı. Söz alan katılımcılar, Seçmeli Protokol uyarınca da UÖM’nin kurulmasının her aşamasında yer almalarının önemini dile getirdi.

Toplantı son olarak Prof. Dr. Evans ve TİHV’den Dr. Metin Bakkalcı ‘nın değerlendirmeleriyle ve hükümetin UÖM’nın yasalaşması sürecinde sivil toplum kuruluşlarıyla dâhil edici görüşmelerde bulunacağı beklentisiyle sona erdi.

DSC_4224(1)

Back to Top